7151672

Oz Büyücüsü: Sen nereye çekersen oraya gider.

Oz Büyücüsü

Yönetmen: Victor Fleming

1939 yapımı Amerikan fantastik müzikal film.

Yazar L. Frank Baum’un 1900 yılında yayımlanan kitabından uyarlanmıştır.

Film, MGM’in en büyük bütçeli prodüksiyonuydu. Akademi Ödüllü olmasına rağmen vizyona girdiği tarihlerde yapım şirketinin beklentilerini karşılayamamış, tekrar tekrar gösterime sunulmuştur.

1956 yılı itibariyle televizyonlarda gösterilmeye başlayan Oz Büyücüsü geniş bir izleyici kitlesine ulaşmış, yılda bir kez geleneksel olarak yayınlanır hale gelmiştir. Böylece film, zamanının çok ötesinde tanınma şansı bulur.

Kongre Kütüphanesi’nde muhafaza edilen, tarihte en çok izlenmiş film olarak gösterilir.

1939 yapımı, Ayşecik ve Sihirli Cüceler Rüyalar Ülkesi’nde filmin yerli uyarlamasıdır. Film, Tunç Başaran ve Hamdi Değirmencioğlu tarafından kaleme alınmış ve Tunç Başaran yönetmiştir.

Oz Büyücüsü, amcası, teyzesi ve üç çiftlik kahyasıyla beraber yaşayan Dorothy Gale’in, itlaf edilmesi planlanan zavallı köpek Toto’yla fırtınaya kapıldıktan sonra bir anda kendisini içinde bulduğu büyülü dünyada yaşadığı maceraları anlatır.

Filmde politik ve sosyal düzene ilişkin hicivler saklı. Birçok çocuk edebiyatı ürününde gördüğümüz detaylar burada da hakim. Yine bu noktada çocuk edebiyatının önemini gündeme getirmek istiyorum. Bir çocuk kitabı yazıyor olmak belki de hayatınızda elde edebileceğiniz en ciddi manipülatif güce sahip olmanız anlamına geliyor. Semboller, küçük insanın aklına çok derinden yerleşiyor. Bugün deneyimlerimiz neticesinde biliyoruz, bir insan beyni birden fazla toplum üzerinde tahakküm kurabilir hale geliyor.

Tarihçi Henry M. Littlefield, Oz Büyücüsü hakkında “Popülizm üzerine bir kinaye” isimli makalesini 1964 yılında yayımladı. Littlefield’a göre, hikayede bahsi geçen sarı tuğlalı yol altın standardını temsil ediyor. Doğu’nun kötü cadısı, ABD’nin doğusunda insanlar üzerinden kar elde eden iş adamı ve bankerleri, paslanmış demir adamsa ABD’nin 1893 yılındaki ekonomik resesyon sonrasını temsil ediyor. Korkuluk Kansas çiftçilerinin sembolü olurken, beyne ihtiyaç duymaları onlarını onların aptallığına yoruyor. Korkak Aslan, dönemin ABD Dışişleri Bakanı William Jennings Bryan’dan başkası değil. ABD başkanlığı için mücadele ederken Bryan gümüş ve altın standardizasyonunun sıkı bir savunucusuydu.

1880-1896 yılları arasında fiyatlardaki ciddi düşük çiftçilerin bankalara borçlanmasına sebep oldu. Gerçek borçlar artmış, çiftçiler günden güne daha da fakirleşmişti. Dönemin popülist bankacıları çareyi bedava gümüş dağıtmakta buldu. O dönem ABD’de geçerli olan altın standardı, fiyat seviyesini ve paranın kıymetini belirlemekteydi. Siyasiler gümüşün de para olarak kullanılmasını istedi. Para artacak, fiyat seviyesi düştükçe çiftçiler borçları da azalacaktı. Gümüş dağıtımının önemli savunucularından biri de Bryan’dı.

Makale, Dorothy’nin gümüş ayakkabılarının gümüş standardını sembolize ettiğini söylüyor. Filmde hikayede anlatıldığı gibi gümüş ayakkabılar yerine yakut kullanılmıştı. Bu durumun sebebi yalnızca teknik sebeplerdi. Littlefield’a göre, kitapta yalnızca ABD’nin para politikaları baz alınmıştı.

Aberdeen Saturday Pioneer’in editörü Frank Baum’un kayınvalidesi tarafından yazılmış bir makale yayımladı. Makale, hikayede, cadıları şeytanlaştıran anlatımın tamamıyla kadınları aşağılamak üzere gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Aynı zamanda ana karakter Dorothy, erkekleri yönlendiren ve kendini koruyan bir kadın olarak tasarlanıyor.

Michael Patrick Hearn kitabın özsözünde bu kitabı ilk feminist, Amerikan, çocuk edebiyatı eseri olarak nitelendiriyor. Dorothy’nin eve dönmek üzere bel bağladığı tek erkek karakter olan Oz Büyücüsü de hikayede sahte çıkıyor. Baum bu serinin diğer kitaplarında ülkenin esas sahibinin Oz Prensesi olduğunu açıklıyor. Yazar aynı zamanda Dorothy’nin ilk feminist rol model olduğunu da söylüyor.

Öte yandan film insanın yapmaması gerekenlerden nefsini alıkoyması gerekliliğini de öğütlüyor. Bir çocuk kitabı olarak tasarlanan Oz Büyücüsü’nün bu mesajı vermesini yadırgamıyorum. Kimi eleştirmenlerce uyuşturucu maddelerin etkisine eleştirel bir bakış olarak hazırlanmıştır bu hikaye.

Genel itibariyle söyleyebilirim ki, özel efektleriyle oldukça dikkat çeken, hikayesiyle yüzyılı deviren bu efsanevi eser, uzmanların elinde sağa sola çekilir, menfaatler doğrultusunda bambaşka hikayelere yorulur olmuş.

Kitabın yazarı, her ne kadar bu efsanevi filmi görememiş olsa da, dünya üzerinde bu kadar önemli bir miras bırakmış olmanın haklı gururunu yerinde hissediyor olmalı.

#100günde100filmincelemesi

Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Arşiv
YAZILAR
Bizi Takip Edin
  • Facebook Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • Google+ Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Pinterest Social Icon
  • Instagram Social Icon

2017 By Zeynep CAN

zxcvb