7151672

Yol: Dağların ardından yükselir Güneş

1981 yapımı Türk dram filmi.

Yönetmen: Şerif GÖREN

Yazan: Yılmaz GÜNEY

Film, 12 Eylül’ün yarattığı toplumsal sorunları ve dönemin Türkiye’sinde söz konusu olan Kürt sorununu işler.

Filmin senaryo aşamasındaki adı Bayram’dı. İmralı Yarı Açık Cezaevi’nden, bayram nedeniyle izin alarak ayrılan 10 mahkumun hikayesini anlatan bu senaryo, Güney hapishanede olduğu için beyaz perdeye aktarılmamıştı. Güney Film için film oldukça maliyetliydi. Cactus Film’in gerekli bütçeyi karşılaması üzerine senaryo sadeleştirilir ve yönetmenlik görevi Erdal Kıral’a verilir. Yönetmenle fikir ayrılıkları yaşanmaya başladığı noktada Kıral, koltuğunu hapishaneden yeni çıkmış olan Şerif Gören’e bırakır. Filmin negatifleri yurt dışına gönderilir ve Güney’in hapisten kaçmasının ardından filmin kurgusunu Fransa’da tamamladığı film, Cannes Film Festivali’ne yetiştirilerek, festivalde seyirciyle buluşması sağlanır.

Yol’da, bayram izni için İmralı’dan ayrılan beş mahkumun öyküsü iç içedir. Seyit Ali, namusunu lekelediği için karısının peşinden onu öldürmek için köyüne gider. Zine’nin, içinde bulundukları aşiretin uyguladığı törenin kurallarına göre, Seyit Ali tarafından öldürülerek cezalandırılması gerekiyordu. Seyit Ali, memleketine vardığında, karısını aile tarafından zincire vurulmuş halde bulur ve onunla karısının ölümüyle neticelenecek bir yolculuğa çıkar. Soğuğa dayanamayan Zine, bağışlanmak üzere kocasına yalvarır. Seyit’in karısı Zine tövbekar olur. Kadın, kocası tarafından karda sırtta taşınmış, donmaması için kamçıyla dövülmüştür. Zine ve Seyit Ali’nin öyküsü, filmde yer alan hikayelerin arasında en çarpıcı olanıdır. Seyit Ali, aslında eşini öldürme fikrine karşıdır. Ancak, Seyit Ali, eşini kaybetmemek üzere gerçekleştirmiş olduğu mücadelede, doğa karşısında yenilir. Diğer karakterlerin öykülerinde de hüküm giymiş bu adamların dert ve özlemleri törenin kurban ettiği kadınlardır.

Yazar, cezaevindeyken senaryosunu tamamlamış ve film çekimlerinde bulunamamış olmasına rağmen, yönetmen filmin her detayında yazarın direktiflerine uyarak filmi hazırladı. Yol, Yılmaz Güney’in en başarılı filmi olarak kabul edilir. Yerli sinemanın en cesur ürünü olma özelliğini taşıyan film, gösterime girdiği yıllarda yasaklanmış ve seyredenler için cezai yaptırım söz konusu olmuştur.

Festival direktörü Gilles Jacob, filmin süresi ilk kurguda iki saati aştığından, filmine eleştirel yaklaşmayı doğru bulan yönetmenin, büyük bir fedakarlıkla altıncı karakterin hikayesini filmden çıkarması ve festivalin gereklerine uygun olması için filmi 1 saat 50 dakikayla sınırlandırmasını talep etmişti. Bahsi geçen karakter, ayyaş ve kumarbazdı ve ülkenin bir başka problemini gözler önüne seriyordu. Hikayesinden bir parçayı koparırken, anılarını kattığı bu derinlikli ve protest işinde yönetmenin kurguda gerçekleştirdiği veda aslında çok anlamlı.

Filmde Seyit Ali karakterinin yaşadığı “diş ağrısı” problemi ve bu problem için geliştirilmiş ilkel çare korkunç gelenekleri temsil etmesinin yanında, uygulanan metodun geçici bir çözüm oluşturmuş olması fikri, kurulu düzende ortaya çıkmış sorunlar için köklü bir çözüm geliştirilmesi gerektiğini gösterir. Seyit Ali’nin bu durumu, seyirciye yasaklar tarlasında çiçekler açtırmaya çalışan yönetmenin imgesel anlatımıyla mesajını ulaştırmak için kullandığı unsurlardan yalnızca biri.

Filmde, cezaevinde otoritenin, akılla, kurallarla değil fizikle sağlandığını görürüz. Otorite görünemezdir, yalnızca sesle var olur. Kişiler üzerinde tahakküm kurmakta bu yöntem yazar Yılmaz Güney’in doğup büyüdüğü topraklarda, kalabalık aileler ve kalabalık aşiretler üzerinde idarenin hızlıca sağlanması için uygulanır ancak, yazar bu metaforu dönemin Türkiye’sini sembolize etmek adına kullanmış da olabilir.

Türkiye, 17 yıl sonra filme ilişkin yasakları kaldırmış, 1999 yılında gösterime girmiştir.

İmkansızlıklar, yasaklar ve engellerin filmidir Yol. Ülkesinde üvey evlat, gavurun takdirinde fazla uzun. Yılmaz Güney, dünya sinemasına, o gün Cannes’da önemli bir ders vermiştir.

Sanat, engeller içinden filizlenir.

1989 yılında, evlerindeki video oynatıcı vasıtasıyla bu filmi seyreden beş üniversiteli genç tutuklanmıştır.

Film, hazırlandığı ülkede maruz kaldığı yasakçı tutumun neticesinde hazırlandığı yıl gösterime giremediğinden, filmin ilk gösterimi Cannes Film Festivali’nde gerçekleştirilmiştir. Yol, 1982 yılında Cannes Film Festivalinde Altın Palmiye’yle ödüllendirilmiştir. Aynı yıl, Fransa, Belçika, Danimarka, Almanya, İspanya, Finlandiya, İsveç, ABD, Portekiz ve Hollanda’da gösterilmiş olan film, 1985 yılında Japonya ve 1989’da Güney Kore’de seyirciyle buluşmuştur.

Yol, 1983 yılında ABD’de Altın Küre Ödül Töreni’nde En İyi Yabancı Film ödülüne layık görülmüştür.

#100günde100filmincelemesi

Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Arşiv
YAZILAR
Bizi Takip Edin
  • Facebook Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • Google+ Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Pinterest Social Icon
  • Instagram Social Icon

2017 By Zeynep CAN

zxcvb